Sosyal Medya Yönetimi Ne Kadara Mal Olur?

Paylaş
 


Sosyal medya yönetimi için alınan teklifler arasındaki fark, çoğu işletme sahibini şaşırtıyor. Aynı hizmet adı altında çok farklı iş yükleri satıldığı için bu fark aslında beklenen bir durum. Bedelin neye karşılık geldiğini anlamak, doğru tercihi yapmanın tek yolu.

Bedeli belirleyen birinci kalem: içerik hacmi

Aylık üretilecek içerik sayısı, maliyetin en büyük bileşeni. Haftada iki gönderi ile günde bir gönderi arasındaki fark, iş yükünü kat kat değiştiriyor. Ayrıca içeriğin türü de belirleyici: hazır şablona metin yerleştirmek ile özgün görsel tasarlamak ya da video kurgulamak aynı emek değil.

Teklif alırken sorulması gereken net: ayda kaç gönderi, bunların kaçı özgün tasarım, kaçı video, kaç hikâye paylaşımı. Yalnızca “sosyal medya yönetimi” başlığıyla verilen bir bedel, karşılaştırılabilir değil.

Bir de içeriğin kaynağı meselesi var. Fotoğrafları işletme mi sağlayacak, hizmet sağlayıcı mı çekecek? Çekim dahilse bedel doğal olarak yükseliyor. Dahil değilse ve işletmenin elinde kullanılabilir görsel yoksa, hizmet fiilen yürümüyor ve bu genellikle ikinci ayda ortaya çıkıyor.

İkinci kalem: platform sayısı

Her platform kendi formatını istiyor. Aynı içeriğin farklı platformlara uyarlanması ek iş demek ve bu uyarlama basit bir yeniden boyutlandırmadan ibaret değil; her platformun dili, uzunluk beklentisi ve etkileşim biçimi farklı.

Bu nedenle üç platformda çalışmak, tek platformun üç katı maliyet üretmiyor ama belirgin bir artış yaratıyor. Sınırlı bütçeyle çalışan işletmeler için doğru tercih, hedef kitlenin gerçekten bulunduğu tek platformda güçlü olmak.

Üçüncü kalem: reklam yönetimi

Organik içerik yönetimi ile reklam yönetimi ayrı hizmetler. Birçok teklifte bu ayrım net yapılmadığı için, işletme reklamın da dahil olduğunu sanıyor ve sonradan ek bedelle karşılaşıyor.

  • Reklam bütçesi hizmet bedeline dahil mi, ayrı mı ödeniyor?
  • Reklam yönetimi için ayrı bir hizmet bedeli alınıyor mu?
  • Reklam hesabı işletme adına mı açılıyor?
  • Kampanya raporları ayrı mı geliyor?
  • Reklam görselleri içerik kotasına dahil mi?

Bu beş sorunun cevabı yazılı alınmalı. Özellikle üçüncü madde kritik: reklam hesabı hizmet sağlayıcının kendi hesabı üzerinden yönetiliyorsa, işletme harcamanın ne kadarının mecraya gittiğini göremiyor ve ilişki bittiğinde tüm veri geride kalıyor.

Dördüncü kalem: müşteri iletişimi

Gelen mesaj ve yorumların yanıtlanması, teklifte çoğu zaman görünmeyen ama en çok zaman alan iş. Günde onlarca mesaj alan bir hesabın yönetimi ile haftada birkaç mesaj alan hesabın yönetimi arasında ciddi fark var.

Bu kalem dahilse, yanıt süresi taahhüdü de sorulmalı. Mesai saatleri içinde belirli bir süre içinde dönüş yapılıyor mu, hafta sonu kapsam dahilinde mi? Yanıtı geciken mesajlar doğrudan satış kaybı ürettiği için bu ayrıntı önemli.

Beşinci kalem: raporlama ve strateji

En düşük fiyatlı tekliflerde raporlama genellikle platformun kendi ekran görüntüsünden ibaret. Daha kapsamlı hizmetlerde ise aylık değerlendirme, hangi içeriğin neden çalıştığının analizi ve bir sonraki ayın planı yer alıyor.

Bu fark, işletmenin kendi kapasitesine göre değerlendirilmeli. İçeride bu işi takip edecek biri varsa sade raporlama yeterli olabiliyor. Yoksa düzenli değerlendirme ve yönlendirme, ödenen farkı fazlasıyla karşılıyor.

Ek hizmetler ayrı mı ücretlendiriliyor?

Aylık paketlerin dışında kalan ve sık ihtiyaç duyulan işler var: özel gün tasarımları, kampanya görselleri, yarışma ve çekiliş organizasyonu, ürün çekimi, işbirliği koordinasyonu. Bunların pakete dahil olup olmadığı baştan sorulmalı.

Bu kalemler genellikle ek ücretlendiriliyor ve yıl içinde toplamı aylık bedelin önemli bir bölümüne ulaşabiliyor. Yıllık toplam maliyeti öngörebilmek için, işletmenin geçen yıl kaç özel gün ve kampanya için içerik ihtiyacı olduğu hesaplanıp teklife yansıtılmalı.

Ucuz tekliflerde ne oluyor?

Çok düşük bedelli hizmetlerde tipik yapı şu: hazır şablonlara metin yerleştiriliyor, aynı içerik onlarca müşteri için benzer biçimde üretiliyor ve paylaşımlar otomatik araçlarla programlanıyor. Hesap düzenli görünüyor ama içerik markaya ait bir şey söylemiyor.

Bu modelin en büyük sorunu, ürettiği içeriğin işletmenin gerçek bilgisini taşımaması. Müşterinin sorduğu soruları yanıtlamayan, işin nasıl yapıldığını göstermeyen içerikler etkileşim üretmiyor ve platform bunları geniş kitleye taşımıyor.

Ayırt etmenin pratik yolu, hizmet sağlayıcının başka müşterileri için ürettiği hesapları incelemek. İçerikler birbirine benziyorsa, aynı şablon sizin markanız için de kullanılacak demektir. Bu yüzden sosyal medya yönetimi fiyatları karşılaştırılırken teklif rakamı kadar üretilmiş işlerin çeşitliliğine bakmak gerekiyor.

Sözleşmede olması gerekenler

Bu hizmette anlaşmazlıkların büyük bölümü, beklentinin yazılı olmamasından çıkıyor. İşletme ayda otuz gönderi beklerken hizmet sağlayıcı on iki gönderi taahhüt etmiş olabiliyor ve bu ancak ikinci ayda fark ediliyor.

Sözleşmede net olması gerekenler: aylık içerik sayısı ve türleri, revizyon hakkı, yanıt süresi taahhüdü, raporlama sıklığı, hesap erişim yetkileri, üretilen görsellerin telif durumu ve fesih koşulları. Bu yedi başlık yazılı olduğunda süreç öngörülebilir hale geliyor.

Telif maddesi özellikle atlanıyor. Üretilen görsellerin kullanım hakkının işletmeye geçtiği yazılı değilse, iş ilişkisi bittiğinde o görsellerin kaldırılması talep edilebiliyor. Yıllarca biriken görsel arşivin kaybı, aylık hizmet bedelinin çok üzerinde bir zarar.

Deneme dönemi mantıklı mı?

Birçok işletme uzun taahhüt vermeden önce kısa bir deneme dönemi tercih ediyor. Bu makul bir yaklaşım ama bir uyarıyla: bir aylık deneme, bu iş için anlamlı sonuç üretmiyor. İlk ay büyük ölçüde tanışma, marka dilinin öğrenilmesi ve ölçüm kurulumuyla geçiyor.

Gerçekçi bir deneme süresi en az üç ay. Bu sürenin sonunda bakılacak göstergeler de baştan belirlenmeli: hedef bölgedeki erişim arttı mı, profil bağlantısına tıklama yükseldi mi, gelen gerçek talep sayısı çoğaldı mı. Kriterler önceden yazıldığında değerlendirme tartışmaya açık kalmıyor.

Bütçe belirlerken pratik ölçü

Sağlıklı bir ölçü, hizmet bedelini beklenen sonuçla karşılaştırmak. Sosyal medyadan ayda kaç yeni müşteri gelmesi hedefleniyor ve bir müşterinin işletmeye bıraktığı kâr ne kadar? Hizmet bedeli, hedeflenen müşteri sayısının getireceği kârın altında kalıyorsa yatırım mantıklı.

Bu hesabın ilk üç ay için değil, altı aylık dönem için yapılması gerekiyor. Sosyal medyada birikimli bir etki söz konusu; ilk aylarda kurulan kitle ve öğrenilen içerik tercihleri, sonraki ayların sonucunu belirliyor. Üç ayda değerlendirme yapıp bırakmak, yatırımın karşılığını almadan çıkmak anlamına geliyor.

İçerik üretimi, reklam yönetimi ve raporlamayı tek çatı altında yürüten ekiplerle çalışıldığında bu kalemler arasında kopukluk oluşmuyor ve toplam maliyet genellikle ayrı ayrı alınan hizmetlerin altında kalıyor. Hizmet kapsamı ve çalışma yaklaşımı hakkında ayrıntı için majestyajans.com incelenebilir.

Özetle fiyat farkı bir pazarlık meselesi değil, kapsam meselesi. Yukarıdaki beş kalem netleştiğinde teklifler karşılaştırılabilir hale geliyor ve karar kolaylaşıyor.

Bu yazı 14 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM