
| Paylaş |
|
|
| Tweet |
Modern dünyanın koşturmacasında insanlık, kaybettiği dengeyi yeniden kadim bilgilerde arıyor. Türkiye’de geleneksel tıbbın, özellikle hacamat ve sülük gibi kadim tedavi yöntemlerinin geniş kitleler tarafından doğru tanınmasında öncü bir rol üstlenen Şeyma Akman Akbulut ile bir araya geldik. İlahiyatçı kimliğini, aile danışmanlığı ve manevi rehberlik uzmanlığıyla harmanlayan Akbulut; doğal kokulardan bütüncül sağlığa, kadim tıp araştırmalarından manevi şifaya kadar pek çok alanda ezber bozan açıklamalarda bulundu. “Lokman Hekime” markasıyla dijital dünyada da binlerce kişiye ışık tutan Akbulut, şifanın sadece fiziksel değil, manevi bir yolculuk olduğunu vurguluyor.
Soru: Şeyma Hanım, sizi kamuoyu hem bir yazar hem de geleneksel tıp uzmanı olarak tanıyor. Ancak çok yönlü bir kariyeriniz var. Şeyma Akman Akbulut’un beslendiği temel kaynak nedir?
Şeyma Akman Akbulut: Aslında tüm bu alanların kesiştiği tek bir nokta var: İnsan. Ben meseleye her zaman “bütüncül” bakmaya gayret ediyorum. İlahiyat eğitimim, olayların manevi boyutunu ve fıtratı anlamamı sağlarken; aile danışmanlığı ve kadim tıp araştırmalarım bu manevi temeli somut bir çerçeveye oturtuyor. Biz sadece et ve kemikten ibaret değiliz; ruhu beslenmeyen bir bedenin tam manasıyla sağlıklı olması mümkün değildir. Benim misyonum, modern insana unuttuğu bu kadim dengeni hatırlatmak.
Soru: Türkiye’de özellikle hacamat ve sülük tedavisi gibi geleneksel yöntemlerin tanınmasında ve doğru uygulanmasında ciddi emekleriniz var. Bu süreci biraz anlatır mısınız?
Şeyma Akman Akbulut: Evet, bu yöntemler aslında bizim medeniyetimizin ve inancımızın bir parçası olan, binlerce yıllık “şifa durakları”. Ancak bir dönem maalesef merdiven altı uygulamalarla itibarsızlaştırılmıştı. Ben bu işin hem akademik hem de uygulama boyutunu araştırarak, bu kadim tedavilerin aslında ne kadar bilimsel ve fıtri bir temele dayandığını anlatmaya çalıştım. Hamdolsun, bugün Türkiye’de bu bilincin yerleştiğini görmek benim için büyük bir mutluluk. Lokman Hekim geleneğini, bugünün bilgisiyle harmanlayarak bir köprü kurmaya çalıştık.
Soru: “Lokman Hekime” markasıyla sosyal medyada 160 bin kişilik dev bir aileye hitap ediyorsunuz. Takipçilerinizle kurduğunuz bu bağın sırrı nedir?
Şeyma Akman Akbulut: Samimiyet ve bilgi. İnsanlar artık yapay olan her şeyden yoruldu. Biz dijital mecralarda sadece “bilgi” vermiyoruz, bir “yaşam biçimi” sunuyoruz. Doğal kokuların frekansından, manevi bakış açısının aile hayatına etkisine kadar her konuda fıtrata dönüşü savunuyoruz. Online eğitimlerimizle dünyanın her yerindeki hanımlara, annelere ulaşıyoruz. Onlara kendi evlerinde, kendi ruhlarında kurabilecekleri şifa mekanizmalarını öğretiyoruz. Sosyal medya benim için bir tebliğ ve hizmet aracı.
Soru: Son dönemde “Doğal Kokuların Önemi” üzerine çok duruyorsunuz. Kokular ve maneviyat arasında nasıl bir bağ var?
Şeyma Akman Akbulut: Peygamber Efendimiz’in (sav) “Bana dünyadan üç şey sevdirildi” hadis-i şerifindeki bir madde de “güzel koku”dur. Bu sadece estetik bir tercih değil, bir şifa yöntemidir. Kadim tıpta kokular, doğrudan ruh halimize ve beyin fonksiyonlarımıza hitap eder. Sentetik kokularla kuşatıldığımız bu çağda, biz gülün, udun, miskin o saf enerjisini anlatıyoruz. Doğru koku, manevi uyanışı destekler ve kişinin iç huzuruna katkı sağlar.
Soru: Hem bir anne, hem bir yazar, hem de bir danışman olarak; modern çağın getirdiği yorgunluklara karşı insanlara ne önerirsiniz?
Şeyma Akman Akbulut: En başta “bütüncül bakabilmeyi” öneririm. Eğer bir baş ağrınız varsa, bu sadece fizyolojik olmayabilir; bir gönül darlığının veya manevi bir yükün dışavurumu olabilir. Doğala yönelmek, fıtratı bozmamak ve her şeyden önce niyetimizi şifaya odaklamak gerek. Ben eğitimlerimde ve yazılarımda hep şunu söylerim: “Şifa bir yolculuktur.” Bu yolculukta bitkiler, sülükler, hacamat veya kokular birer vesiledir. Asıl şifa, Yaradan ile kurulan o bağın kuvvetindedir.
Son olarak, dijital mecrada başlattığınız o özel “kişisel analiz ve reprint” hizmetinizle ilgili neler söylemek istersiniz? Takipçileriniz bu çalışmalardan nasıl istifade ediyor?
Şeyma Akman Akbulut: Her insan nevi şahsına münhasır bir alemdir. Hazırladığımız bu özel analiz raporları, kişinin kendi mizaç haritasını görmesine, ailevi ve ruhsal tıkanıklıklarını fark edip manevi reçetelerle burayı şifalandırmasına vesile oluyor. Kişi kendi özünü, eksiklerini ve potansiyelini bildiğinde hayata bakışı ve kulluk kalitesi de değişiyor. Niyetimiz hayır, akıbetimiz hayır olsun inşallah. Bu dijital kürsüden ümmete, hanelere ve gönüllere zerre miktar faydamız dokunabiliyor ve fıtri hayat yolculuklarına rehberlik edebiliyorsak ne mutlu bize.
”Kadim ve Geleneksel Tıp” uzmanlığınız bu sürecin neresinde duruyor? Hazırladığınız o çok konuşulan “kişisel analiz ve mizaç raporları” ile bireylere nasıl bir şifa kapısı aralahıp, unuttuğumuz bu kadim bilgileri canlandırıyorsunuz?
Şeyma Akman Akbulut: Kadim tıp öğretilerine göre ruh hastalandığında beden, beden hastalandığında ise ruh sinyal verir. Dolayısıyla bütünsel şifa için ikisini de gözetmek gerekir. İbn-i Sina ve Lokman Hekim ekolünden gelen geleneksel tıp bilimi, her insanın kendine has bir “mizaç” yapısı olduğunu söyler.
Ben danışanlarıma hazırladığım kişisel analiz raporlarında, kişinin hem manevi ve psikolojik tıkanıklıklarını tespit ediyor hem de mizaç yapısına uygun bitkisel yağlar, doğal kokular (gül yağı, misk gibi) ve fıtri yaşam rutinleri öneriyorum. Bu çalışmalar kesinlikle modern tıbbın alternatifi değil, onun en güçlü tamamlayıcısıdır. İnsanlar kendi mizaçlarını ve manevi dengelerini keşfettiklerinde, hayatlarındaki düğümlerin ne kadar hızlı çözüldüğünü bizzat müşahede ediyorlar.
Sosyal medyada yüzünüzü göstermeden, adeta bir “gönül sırrı” gibi sadece ilminizle ve üslubunuzla 150 bini aşkın yüreğe dokunuyorsunuz. Bu tercihinizin arkasındaki hikmet nedir?
Şeyma Akman Akbulut: Suretlerin çok çabuk tüketildiği, görselliğin putlaştırıldığı bir devirde yaşıyoruz. Ben istedim ki, mühim olan “gören göz” değil, “hisseden kalp” olsun. İnsanlar benim şahsıma değil; aktardığım ayet-i kerimelere, hadis-i şeriflere, kadim tıp reçetelerine ve sosyolojik analizlere odaklansınlar. Maddeden ziyade mananın konuşulmasını arzu ettim. Elhamdülillah, bu faceless (yüzsüz) strateji, niyetimizin halisliğiyle birleşince ihlaslı, samimi ve ne aradığını bilen çok özel bir kitlenin toplanmasına vesile oldu.
“Kadim bilgilerin modern dünyadaki temsilcilerinden biri olan Şeyma Akman Akbulut, hem manevi danışmanlık süreçlerini hem de bütüncül sağlık paylaşımlarını @lokman_hekime
Instagram hesabı üzerinden binlerce takipçisiyle buluşturmaya devam ediyor. Akbulut’un ‘fıtrata dönüş’ felsefesiyle hazırladığı eğitimlere ve doğallığı merkezine alan ürün seçkilerine ise lokmanhekime.shop
platformu üzerinden ulaşılabiliyor.”
Geleneksel Tıbbın Modern Sesi: Şeyma Akman Akbulut (LOKMAN HEKİME) ile Kadim Şifa Üzerin
Spotify ve Sosyal Medyada Dikkat Çeken Genç Sanatçı KEYN
Ankara Diş Kliniği Seçiminde Nelere Dikkat Edilmeli?
Haber Kocaeli: Kentin Nabzını Tutan Yerel Haber Adresi
Bali’nin En Sessiz Ritüeli Dijital Dünyada Yeni Bir Hikâyeye Dönüşüyor
Sınıflarda Yeni Dönem: Eğitici Akıllı Tahta Oyunları Platformu “tahta.akilliuslu.com” Yayınlandı!
CEESS Global Yönetim Kurulu Başkanı Semih Sarıalioğlu New York’taki Türk Günü Etkinliklerine Katıldı
Ekincik Konaklama ve Tatil Rehberi